Salı, Aralık 23

noel baba?

bu zamana kadar bize değil de - biz amerikan filmlerinden gördük- bu yabancı sabilere anlatılan bir santa kılauz hikayesi vardır. kimdir bu santa nerelerden gelir olayı nedir çok ufak bilgilerle sabiler kandırılır. yok kuzey kutbunda takılıyor, işte fabrikası var, elflerle bu hediyeleri paketliyor falan öyle bir adam diye lanse edildi hep. ama gel gör ki işte sabileri böyle kandırıyorlarmış e doğal olarak holivut sever olarak bizleri de... ben de olayı öğrendim neymiş, neciymiş, nerden gelirmiş size de göstermek istedim buyrun izleyin :)

http://www.youtube.com/watch?v=O_sA1OQ_eUw

Çarşamba, Aralık 17

normal olmayan adam: lasse gjertsen

şu 2 videoyu paylaşayım sizlerle ve bugünlük yazılara son vereyim... buyrun norveç'in bağrından kopan, yiğidin yerden ot diye bittiği yerden, oslo'dan çıkan lasse gjertsen ...

hyperactive

http://www.dailymotion.com/relevance/search/lasse%2Bgjertsen/video/x3mpx_hyperactive_creation

amateur

http://www.dailymotion.com/relevance/search/lasse%2Bgjertsen/video/x1643r_lasse-gjertsen-amateur_creation

28 T Topkapı - Beşiktaş soundtrack

öncelikle bugün birşeyler yazamamaktan ötürü sıkıntılıyım evet dün feci bir gazla başladım ama duruldum sanmayın feci doluyum hala yazılacak çok şey var sadece kafam çengelköy böreği gibi içiçe girmiş durumda... iş beni feci bozdu o yüzden sizlere şimdilik güzel bir soundtrack list vericem A side (sabah) B side (akşam) dinlenmeli

A side

radiohead- 15 steps
radiohead- house of cards
radiohead- jigsaw falling into place
radiohead- 2+2= 5
oasis- live forever
oasis- supersonic
jeff buckley- eternal life
neutral milk hotel- two headed boy
blackfield- cloudy now

B side

jeff buckley- hallelujah
nirvana- lake of fire (unplugged)
radiohead- nice dream
ryan adams- come pick me up
ryan adams- sweet carolina
damien rice- rootless tree
oasis- whatever
jeff buckley- je n'en connais pas la fin
iron and wine- naked as we came

sabah yüze vurulan soğuk suyun etkisi gibi gayet uyandırıcı olan şarkılarla 28 t nin bütün havasını yaşayabilirsiniz. akşam ise bu şarkılarla dönüş yolu artık uyku dolu gözleri zor açmanızı sağlayan masallara dönüşebilir.

çengelköy böreğinin seksi fotorafları için tıklayınız...

remember remember the 7th of december!!!






v for vendetta'yı izleyen, okuyan herkes bilir filmin konusunun ne olduğunu neler anlattığını az çok...



ben kısaca özetleyeyim. v hükümet tarafından üzerinde deneyler yapılan ve sonunda deneyler yapılan yerde oluşan kazayla serbest kalan bir üstün insan. (süper insan manyak bi adam aslında ama neyse) v daha sonra bu ona yapılanların öcünü sistemden almaya karar verir. ve onlara guy fawkes u hatırlatır uyanın ey halk siz zamanında bu koyunluğun altından kalkmaya çalıştınız! guy fawkes meclis binasını havaya uçurmayı deneyerek meclisin aslında halkı temsil ettiğini hatırlatmak istemişti... o günleri hatırlayın der... (anlatacak çok şey var başka bir gün v for vendetta filmini anlatırken daha güzel işlerim:)


tv kanallarını sabote etti, ayrıca yaptığı müthiş konuşmalarla insanları etkiledi onları ateşledi... şimdi diyeceksiniz ki eee? ee si o filmde küçük bir kız çocuğu vardı v'yi televizyondan suçlayan hükümet sözcüsüne ailesinin yanında "bullocks" diyecek kadar yürekli olan. ve o kız yüzünde guy fawkes maskesiyle dışarda duvarı boyarken hükümet görevlisi bir ajan tarafından vurulur ve halk artık son damlayı almıştır. şimdi benzerlikler oluşmaya başladı mı?? evet alexis o filmde adı geçmeyen ama damlaların sonuncusu olan o küçük kızla aynı kaderi paylaşıyor. ölmesi gerekir miydi? tabi ki hayır keşke bunlar yaşanmasaydı...


yunan arkadaşlar şimdi bu isyanın haklı tarafı olmanın heyecanı içerisindeler. hepsi gencecik çocuklar 14-25 yaş arası. hadi 20 yaş üstünü geçtim geneli apolitik gençler. dikkat ederseniz istedikleri bir şey, talep ettikleri bir olay da yok... belki bir gün sebepsiz yere öldüklerinde kimsenin susmasını istemiyorlar ya da yıllar sonra bir polis mezun olup kemerine taktığı o silahı kullanırken, bir kez daha düşünsün diye yapıyorlar bunları. ama en azından onlara evet, devletin asıl sahibi halktır diyorlar.( polis de halkın parçasıdır burda karıştırmayalım durumları... galeyana gelip vandalizme başvuranlar da ahmaktır! onlara zaten sempatik gözlerle bakmıyoruz.) ama isyan, adı üstünde kendi kararları, kendi hükümleri olan olaylar silsilesidir. bazı şeyleri sineye çeken insanların, artık bir başkaldırı zamanı geldiğini farketmesidir. alexis o olayların bir sembol ismi olacak yıllar sonra. 68'in 40. yılında yaşanmış olaylar gelecekte ufak acı bir tebessüm olacak yüzlerde... çünkü onlar yıllar sonra bu isyanı yapmasaydık demeyecekler. bu başkaldırıda bulunmadım demeyecekler.


şimdi v deki son sahneyi hatırlayanınız var mı? meclis binasına doğru yürüyen bir halk, halkı durdurmak için emir bekleyen fakat bütün üstleri tasfiye edilmiş asker ve polis (burda üstlerinden öldür emri gelmediği sürece polis ve askerin de halktan biri olduğu onlara dokunmadıklarını görüyoruz), insanların hepsinin tek bir maske takması. tek bir hedef için herkesin aynı duyguları hissetmesi. ve karşılıklı anlayış içinde sistemin yanlışlarını düzeltmesi. filmin sonu müthişti. insanlar heyecan duydular. ve şimdi 7 aralık 2008 de başlayan bu isyan bu başkaldırı da heyecan duyduruyor, hissettiriyor ve oradakilere bunu yaşatıyor. yunanlılar umarım istedikleri hakları kan dökmeden alırlar.

işin ironik yanı da zaten adamlar milattan önce demokrasiyi buldular değil mi aslında onun da büyük bir payı var:) damarlarında geziyor bu demokrasi ve eşitlik anlayışı. biz de işte uzaktan uzaktan vay be çekelim şimdi o gençlere. umarız bir gün biz de kendi haklarımızı aramak için birşeyler yapmaya çalışır ve tek bir fikir altında toplanırız bölünmeden...

v den birkaç konuşmayla bitirmek istiyorum sözü buyrun

V: Violence can be used for good.
Evey Hammond: What are you talking about?
V: Justice.

V: ...A building is a symbol, as is the act of destroying it. Symbols are given power by people. A symbol, in and of itself is powerless, but with enough people behind it, blowing up a building can change the world.


şimdi sizlere biraz kaynak vereyim


ingilizce yunan isyanının günlüğü
bu da isyanın fotografları

Salı, Aralık 16

bush'u hedef alan pabuçlar!

ilk yazımda bahsettiğim şu ünlü seksi pabuç vardı hatırladınız mı?:) şimdi biliyorsunuz mistır prezidınt müthiş refleksiyle ıraklı gazetecinin hedefe kitlenmiş pabuçundan kurtulmuştu. bigumigu da süper birşey buldum ve paylaşmak istedim. pabuçların intikamı...

http://www.sockandawe.com/

Alexander Grigoropoulos yeni Guy Fawkes?


bu akşam çok saçmasapan işlerle uğraşmazsam (kristal elma galerisi hariç:P) bu kıvılcım çakan yunan evladı hakkında uzun bir yazı yazmayı planlıyorum... şimdilik bir link vereyim fotorafları görün! akşama görüşmek üzere...

buradayız, her yerdeyiz, biz gelecekten bir görüntüyüz
ben yanmasam,
sen yanmasan,
biz yanmasak,
nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?
(nazım hikmet)
yazmadan edemedim arkadaşların mottosu nazım olunca insan düşünmeden edemiyor.

greenpeaceci ablalar : )

hepsini çok seviyorum hepisini teker teker gözlerinden öpmek istiyorum. ama size şöyle bir anımı da anlatmak istiyorum geçen gün başımdan geçen... başlıyorum ?

efendim geçen günlerde kadıköy civarından beşiktaş'a doğru yol almam gerekmekteydi. iskeleye gittim tabi ki 15 dakikalık araları kaçırmakla ünlü olduğum için hiç kasmadan sigaramı yaktım ve beklemeye başladım dışarda. sonra o gözleri çakmak çakmak, esmer güzeli, tatlı mı tatlı bir greenpeaceci abla yaklaştı ve dedi ki "greenpeace hakkında bir şeyler öğrenmek ister misiniz?"

güzel soru dimi? ben hayır, zaten biliyorum dedim. başladım sonra 3.dünya ülkelerinde yapılan bu tip göz boyamaları g8 de niye beceremiyorlar diye anlatmaya bağış yapan birkaç şirketi saydım falan filan (hava attım aslında) 

ee peki nükleere ne diyorsun dedi. ben de greenpeace kurucusu gibi düşünüyorum patrick moore:) hımm kim ki acaba :D neyse tabi ki patrick moore nükleeri destekliyor çünkü farkında o da şu zamanda en mantıklı enerji kaynağının nükleer olduğunun neyse o çakmak gözlü abla greenpeace bırakıp yanıma taşıncak 1 haftaya çaya beklerim...

patrick moore un washington post ta yayınlanan seksi fotorafları için derdim de yok hürriyet değil o!! makalesi için buyrun afiyetle  

muharrir ne ola?

muharrir herhangi bir konuda yazı yazan kimse olarak açıklanmış. çok doğru! bütün internet gazeteleri yorumcuları, evet sizler hepiniz muharrirsiniz... bende işte sizlere çırak olmak istiyorum alın beni eğitin...

terlik hava yolları'nı cümle içerisinde kullanıp yorum yapmayı öğretin, bu takımla olmazı da kullanalım... araGOnes!!! bu yaratıcılığı da bilmek istiyorum! bütün filmlere bok atmak onu da katalım araya ve yazarların bütün yazılarına yorum yapmak istiyorum. esirgemeyin yardımlarınızı bu çıraktan!

bu arada http://sezyumcom.blogspot.com/  da gördüğüm bu zeka ölçer şeyi yapayım dedim. 
ve yaptım beyin şeysi testini!! görünen o ki su katılmamış gerizekalıyım. bu kadar ağır bir darbe beklemiyordum... 






neye göre kime göre kayıt

of her seferinde bir şey yazıp silmek sıkıcı oldu ben de bir giriş cümlesinden çok öylesine bir yazı yazayım dedim. bu arada hürriyet yine bekleneni yaptı en yakın zamanda fotorafını da koyarım. 

dünya pabuç gününüz kutlu olsun (sağol hürriyet sen olmasan hangi seksi resimlere tıklayacaktık)
 
pabucun seksi fotorafları için tıklayınız...