Pazartesi, Temmuz 27

uzun zamandır 90 beden göğüs göremiyorum...


dikkat ediyorum da artık eskisi gibi 90 beden göğüs kadınlar yok ortalıkta. abazalıktan değil eskiden bu kadınların sayısı çoktu şimdi baya azalmışlar galiba ya da kadınlarımız git gide göğüs küçültme ameliyatları mı yaptırıyorlar. bu sektör bu kadar büyüdü de ben mi farkına varamadım noluyoruz ya... neyse çok ofansif olmayalım alınmayın kızlar ama gerçek bu...

thom yorke sıra gecesinde...


thom yorke bildiğimiz çevreci azıcık göbekli şu aralar prag'daki konserinin provalarını yapan adam. evet onu mesela bir sıra gecesinde sıradaki türkücü diye çağırsalar. ya da öyle bir gün gelecek mi?

bukowski romanında bir yıldız teknik'li!


Yolda gelirken düşündüm acaba bir bukowski romanında YTÜ Makine öğrencisi olsa nasıl olurdu diye. Fena olmazdı yahu. Ne bilim bana öyle geldi en azından...

Cuma, Temmuz 10

Acil sağ kol protezi aranıyor... Milyonlarca...

Lokal düşünüp, global davranmak diye bir olay vardı eskiden... Bireyci düşünüp, kalabalık davranmakla aynı şey mi olur genişletirsek anlamını?

Neyse bu başka bir şey... Evet asıl konumuz yoğun bir şekilde ihtiyaç duyulan sağ kol protezi. Bilindiği üzere "italik kafalı hatun" karakterler evrime ayak uydurup sağa yatık olan kafalarından dolayı sağ kollarını kaybettiler.

Bilmiyorum bunu nasıl açıklayacaklar ama hiç bir fotoğraflarında sağ kolları görünmüyor. Gerçi bazılarında sol kol ama genel olarak sağ kol. Yurtdışında "blumia"dan sonra en sık rastlanan rahatsızlık olan "sağ kol eksikliği" şimdi benim "yalnız ve güzel ülkemi" (quote) buldu.

Kızlarımız, evlenme çağına gelmiş genç kızlarımız artık Tefal reklamındaki kız gibi kolsuz... Yemek yapamaz evine öyle tencere almadıktan sonra... Yemek yapamazsa evlenemez de neyse çok içaçıcı bir konu değil.

Bu kızlara neden hala Facebook'ta yeterli ilgi gösterilmiyor. Neden tek tıkta afrikalı çocukları doyuracağımıza bu kızlarımıza protez bir sağ kol nakli sağlamıyoruz... Harekete geçmeliyiz yoksa çok geç olacak. Zaten italik olan kafalar artık sağ kolu olmayan italik olan kafalara dönüşecekler. Tanrım! Bu nasıl acıklı bir durum!

Facebook mal kitlelerin afyonudur ama en azından sosyal bir bilince sahiptir diye düşünüyorum. O yüzden hep beraber onlara protez sağ kol nakli kampanyası başlatalım. Gecemi gündüzüme katmaya razıyım, yeter ki onlar artık kollarına kavuşsun...

Pazartesi, Temmuz 6

tell me morrissey is america now the world?


az önce morrissey abimizin "america is not the world" şarkısını dinledim. amcam diyor ki amerikanın başına siyah, gay veya komünist bir başkan geçmezse amerikaya inanmam. ne desem bilemedim şimdi morrissey abi yani başlarında siyah ve komünistim diye geçinen bir başkanları var ama gay olup, olmadığından emin değilim. çünkü iki çocuğu var...


neyse çok sıcak buralar. kafamı bu tip mal şeylere takıyorum işte. morrissey şimdi amerikayı dünya olarak kabullenecek mi diye düşünmeden edemiyorum.


bi' de şunu düşündüm gelirken. ya şimdi sıcaklar oldukça terliyoruz çıldırıyoruz. trafik olunca manyağa bağlıyoruz. e bunun sebebi yine bizleriz. o yüzden douglas coupland'e güvenip "quit your job" moduna mı girsek bilemedim...


eğer herkes aynı anda işinden çıkarsa muazzam bir kaos oluşur ve çok güzel bir şey olur gibi geliyor. sadece acil işlem yapanlar çalışsınlar. ne bilim hastane, cenaze görevlileri falan gibi...


şu finans sektörü külliyen bıraksın zaten işleri.


işte sıcaklar insana böyle aforizmalar yazdırıyor! biz napalım? bi' de en gıcık olduğum nokta. tenin tene değmesi! hani bu güzel bir şey de böyle toplu taşıma araçlarında sıcakken hiç çekilmiyor yahu. değdirmeyin teninizi tenime zaten sıcak bi' de sizin teninize değemem. yani istersen megan fox ol! gerçi megan fox olsan değdir de! neyse değdirmeyin lan... you can't touch this.

Ne olur tut revizelerimi!

Güzel bir güne başladığınızı düşünüp, yatağınızın sağ tarafı duvar tarafından kapatılmış olup ve her gün soldan kalkarak o güzel başlanılan günün bu tip batıl inançlarla yok olması hissiyatı vardır ya? Ya da var mıdır? İşte öyle bi' moddayım şuan.

garip bir hissiyat. yoğun bir gün tekrardan yazılan şeyler. can sıkıcı bir hava. eski aşkların artık heyecanı kalmadı safsatası gibi bir durum...

ucundan denizi görebiliyorum ama ne bilim iki yıldır içine giremedim. bir nevi deniz orucu tutuyorum. gerçi zaten pek de sevmem yüzmeyi ondan mı acaba göbekli bir adam olma yolunda ilerlemem...

neyse can sıkıcı bir post. can sıkıcı bir gün. can sıkıcı bir akşam üstü olacak kesin ikindi bu kadar can sıkıcı oluyorsa.

daha fazla sigara daha fazla sakinlik diliyorum kendim için şuan.

japan tobacco international size sitem ediyorum...

şimdi japan tobacco international ailesi durum şu: geldiniz camel'ın eski tadı kalmadı, her phillip morris amcalar zam yaptığında geri kalmadınız bastınız zammı, ayrıca japonsunuz ve ben japonları sevmem (ırkçı değilim sevmem laubali adamlar onlar yuh dediğinizi duyar gibiyim yok eminim onlar da beni sevmiyorlardır, kendilerini beğensinler onlar!).

oğlum kısa camel içicisiyim son birkaç senedir. ve artık bu sigaranın 5 TL olduğunu öğrenmiş bulundum geçen günlerde. ya aslında bi' açıdan iyi de oldu. 4,6 idi ve bana kalan 40 kuruşun nereye gittiğini bilmediğimden bu bilinmeyen 40 kuruş için iyi bir çözüm yolu oldu...

olsun yine de camel soft'um, biricik sigaramın artık 5 TL olduğunu bilmek bana biraz koyuyor. yani beni davidoff, marlboro ve parliament içenlerin klasına koyuyor. ama ben onlardan biri olmak istemiyordum. keşke 4,99 gibi bir hamleye gitseydiniz valla bırakırdım 1 kuruşu da markete sorun değil. 1000 tane 1 kuruşum olsa ne kadar ederki? (1X1000=1000 kr/1000kr=?)

üzülüyorum o sarı güzel kutuya artık 5 TL verdiğimde parmaklarıma dökülecek olan bozuk paraları görmeden marketi terketmek... o bekleme anının yaşamadan, o büfe sahibiyle 40 kuruş için gözgöze gelmeden olay yerini terk ediyorum... onlar ki benim gibi bir adam için sosyal anların kralıydı, göz bebeğiydi. ama artık bunu elimden aldın japan tobacco international lan bari 5,10 kuruş yapsaydınız en azından yine bozuk paraları beklerdim. nedir bu yuvarlak rakam isteği!

neyse çok üzüntülüyüm okurlar... benle aynı fikirde olanlar varsa ben yakıyorum bi'tane buyrun siz de yakın. otlakçılığa bu seferlik izin var...

şekilci olmak lazım bu dönemde vesselam...


nasıl girsem bilemedim... dün blogumu okuyan biri tarafından acımasızca eleştirildim! evet haklı olduğu yönler vardı. hak vermemek elde değildi!

neyse konumuz bunun üzerine yoğunlaşacak her zaman olduğu gibi sıkılanları http://www.victoriassecret.com/ 'a yönlendirelim. tabi bu siteye yönlendirmek yeni fikrim. başka zaman bi' yere yönlendirmezdim genelde size seçme şansı tanırdım. ama artık bu kadar demokratik yaklaşımlar yeter. nereye girin dersem oraya gireceksiniz. bak sizin yüzünüzden konudan da uzaklaştım. evet konuyu takip etmeyecek olanlar sizi güzel şeyler bekliyor. takip edecekler için aynı şeyi söyleyemem malum ben kendi zevkine göre yazan bir adamın tekiyim...

evet, gelelim konuya! şimdi benim yazdıklarım tamamen "grinds my gears" yani türkçe meal olarak "beni sinirlendiren şeyler" olarak açıklanabilir. fakat durum gösteriyor ki beni sinirlendiren şeyler o kadar da eğlenceli o kadar da okutan şeyler değil. ama bazı bloglara bakıyorum kız poposuna yaptığı kurdela dövmesini koyuyor, arkadaşları yorumluyor birbirlerini pohpohluyorlar ve puff! kaç yüz kişi takip ediyor. bunun friendfeed'e yediği yemeğin resmini çekip altına yorum yapmaktan farkı yok benim görüşümde. neyse konudan baya saptın arkadaş yine...

konu şu benim blogum takip ettirmiyor hatta sıkıyor. eleştirisine değer verdiğim kişi bunun sebebinin sadece blogumun kasvetli havası ve fotoraf eksikliği olduğunu söylese de bence bunun ana sebeplerinden biri benim yazdıklarımın sadece beni ilgilendirmesi olsa gerek!

aslında başlarda fotoğraf da koyuyordum ama sonraları beni kasmaya başladı bu fotoğrafları koymak. ama bu eleştiriyi dikkate alıp fotoğraf koyup renklendirmeye karar verdim. umarım daha çok takipçim çıkar.

bundan sonra daha fazla ilgileneceğime inanıyorum blogumla çünkü artık sınavlar bitti ve ben biraz rahatlıyacağım gibi duruyor.

neyse konu buydu yeni bir açılımla, daha renkli ya da daha fotoğraflı mı deseydim? böyle bir blog olacak gibi duruyor.

okuyanlara teşekkürler, umarım bu satırlara kadar sıkılmadan takip etmişsinizdir.


Cumartesi, Temmuz 4

karıyı donundan, ladayı egzosundan tanırım...

arkadaşlar teoman abimiz kadar kadın ilişkileri üzerine düzinelerce master yapmasak da biz de kendi çapımızda kadın profili çıkarmaya çalıştık. pedofili değil, profili bu arada bu noktaya takılanlar siteyi terkedebilir. neyse vallahi şöyle bir planım var bu hatun kısmısı giydiği donlara göre bir karaktere bürünüyorlar. yani ay sen aslan burcusun sana bu dayatıldı değil. hatun istiyor oyle davranmayı. aynı mantık işte ay tanga giyiyorsam kesin hareketli olmalıyım sportif gözükmeliyim oo yeaa beybi çekid aut..

işte bu sebeple yeni bir planım var... hey listen to me guys... I have big news! they are liars. neyse aliens muabbeti yapmak sarmadı. olm hepsi donlarına göre davranıyorlar. onları ele geçirmiş o donlar. kişiliklerini çalmış. ve ben bunu anlattıkça daha bir kavrama dönüşecek ve don karakteristiği ile burç karakteristiği aynı anda ilerleyecek. hatta belki don karakteristiği daha bir ön plana geçebilir...

neyse acıktım ben si ya leyta gençler. bıcırık don o yeaaaa